İngiltere’nin Yemen elçisinin geçtiğimiz günlerde İran’ın Yemen’deki rolüyle ilgili açıklamaları ilgili yetkililerce haddini aşan açıklamalar olarak değerlendirildi.
İngiltere acaba İran’ın Yemen’deki rolüne nasıl bakıyor?
Bu soru Londra’da arapça yayınlanan eş-Şark’ul Evsat gazetesinin İngilterenin Yemen büyük elçisi Edmond Brown’a yönelttiği sorudur.
İngiltere’nin Yemen elçisi bu sorunun cevabında ise kendilerinin, İran tarafın’dan Yemen’e silah aktarıldığını belirten haberlerden kaygılı olduklarını ve Yemen krizinin çözümlenmesi yönünde yapıcı bir üye olması konusunda Tahran yönetimini teşvik ettiklerini belirtmiştir.
İşin daha komik yanı ise İngiliz elçi bu röportajında kendilerinin Yemen’de halkın birlik ve bütünlüğünü, Yemen’in bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunduklarını, Yemen barışının tahakkuk etmesi, mevcut krize son verilmesi, şiddetten kaçınılması ve barış sürecine katkıları olması yönünde Yemen’deki tüm gruplar ve tarafları teşvik ettiklerini iddia etmiştir.
Elbette yaşlı sömürgeci büyük Britanya’nın bu yetkilisi asılsız iddia ve haberleri referans göstererek İran’a karşı bu suçlamaları ve söz konusu komik iddiaları yapmadan önce, İngiliz avam kamerası üyelerinden bazılarının, Suudi rejimi ve çete ortaklarının Yemen’de çocuk, kadın ve sivil insanlara yönelik sürdürülen cinayet ve katliamların işlenmesinde İngiliz yapımı silahların kullanılmasıyla ilgili yöneltilen soruları cevaplandırması çok daha yerinde olacaktır.
Daha iki gün önceydi Yemenlilerin İngiliz tarafından Suudilere hibe edilen bombalarla öldürüldüğü haberleri gazetelerin ana başlığına oturmuştu.
Nitekim İngiltere’de yayınlanan liberal eğilimli The Observer gazetesi Arabistan’ın İngiltere tarafından akıllı bombalarla donatıldığını duyurmuştu. Bu gazete İngiliz düşünür Frank Julian’ın değerlendirmesini konu eden bir yazıya’da yer vererek şunları yazmıştı:
İngiliz düşünür Frank Julian, Al-ı Suud rejiminin Yemen’de masum insanları katliam ettiğine dikkat çektiği açıklamasında, suud rejiminin Yemen halkını katliam ederek açıkça savaş suçu işlediğini ifade etti.
Batılı güçlerin bölgedeki despot rejimlere sürekli destek verdiği, Suud rejiminin Yemen’e saldırıları buna bir örnek olduğunu kaydeden Julian, Batı’lı güçlerin asıl stratejisi kendi çıkarları doğrultusunda savunmasız ülkelere saldırı düzenlemek olduğu, bu hedeflerini ise despot rejimler vasıtasıyla gerçekleştirdiklerini belirtti.
Suud rejiminin bölgede savaş çığırtkanlığı yaptığı bir dönemde Suudi Arabistan’ın BM insan hakları konseyi alt kurumlarından birisinin başına getirilmesi, bir polis teşkilatının bir hırsızın emrine verilmesi gibi bir anlam ifade ettiğini kaydeden Julian, Suud rejiminin söz konusu kurumun başında olması çok komik bir durum olduğunu sözlerine ekledi.
Guardian gazetesi de bundan bir süre önce İngiltere’nin bir eliyle Yemenlilere gıda ve ilaç yardımında bulunduğunu ve öteki eliyle de Yemen savaşını sürdürebilmeleri için Suudi rejimi ve ortaklarına silah ve teçhizat verdiğini yazmıştı.
Yemen’de savaş ve çatışmaların Mart 2015 tarihinde başladığı tarihten şimdiye kadar İngiltere hükümetinin Arabistan’a silah ve tiçhazit satımı konusunda 37 izin belgesi çıkardığını ve 2015 yılında Arabistan’a 3.5 milyar avroluk silah satımı ile Suudi rejiminin İngiltere’nin silah müşterileri içinde ilk sırada yer almasını sağladığını belirten Guardian gazetesi İnglitere’nin 2014 yılı sonlarında BM Teşkilatı silah ticareti anlaşmasını imzaladığını oysa bu anlaşmanın tüm üye ülkelerin, özgürlükleri, insan haklarını ve uluslararası kanunları ihlal eden tüm ülkeleri silah ve teçhizat satımını yasakladığını yazmıştır.
Diğer yandan Uluslararası Af Örgütü de İngiltere’nin dönem başkanı Cameron’a bir mektup yazarak, Yemen’in kuzeyinde bir köye karşı kullanılan İngiliz yapımı BL-755 tipi salkumlu bombalar konusunda derhal araştırma başlatmasını ve olayı açıklamasını istemiştir.
Söz konusu bombalar İngiliz Tornado savaş uçaklarında kullanılması için tasarlanmış olup Suudi rejimi hava kuvvetleri şimdiye kadar Yemen’e yönelik tecavüzlerinde defalarca bu bombalardan yararlanmıştır.
İngiltere 1980 ila 1990 yılları arasında da Yemen’e tecavüz koalisyonu üyeleri Suudi rejimi ve BAE’ne bu bombalardan bol miktarda satmıştır.
Arabistan ve cinayet ortaklarınca Yemen’e yönelik başlatılan savaşta ne yazık ki şimdiye kadar Yemen sivil halkından en az 9 bin 500 kişi yaşamını yitirmiştir ve bu çocuk katili rejimin silah ihtiyacının temin temin edicisi konumunda bulunan İngiltere hükümeti bu hususta dünya kamu oyuna açıklama yapmalı ve Arabistan’a silah satımını yasaklayan Avrupa Parlamentosu AP’ın bu konuda açık kararının bulunmasına rağmen niçin halen Suudi rejimi ve katil ortaklarının silah ve teçhizat ihtiyaçlarını temin etmektedir.
İngiltere elçisinin bu açıklaması kesinlikle belli bir amacı gütmektedir. Özellikle de bu iddianın bir ayağını emperyalist devletlerin bölgedeki uşakları ile birlikte oluşturmak istedikleri İran korkusu bulunuyor. Elbette unutmamak gerekir ki dünyanın en eski sömürge devletlerinden olan ve halen dünyada var olan krizlerin çıkmasındaki ana aktörlerden biri olarak İngiltere bölge sahnesinde at oynatmakta ve bu durumda acaba insanları hangi taraftan korkmalılar?
